Whatsapp sözleri

Whatsapp sözleri

Whatsapp sözleri
Duygularınıza tercüman olacak en güzel Whatsapp sözlerini sizler için dokun.org olarak bir araya getirdik. Sizde aşağıdaki mesajlardan beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarından paylaşabilirsiniz.

Gün içerisinde sıklıkla kullandığımız iletişim uygulamalarından biri olan Whatsapp’da profilinize o anki durumunuzu anlatacak bir söz yazabilmektesiniz. Durum olarak da bilinen bu bölümde duygu ve düşüncelerinizi bir iki kelimelik kısa cümlelerle açıklamalısınız. Bu içeriğimizde Whatsapp durumlarınızda paylaşabileceğiniz en güzel sözler yer alıyor. Aşağıda Whatsapp profil sözleri, Whatsapp hakkımda sözleri, Wp açıklama sözleri, Whatsapp bio sözleri ve etkileyici whatsapp durumlarını bulacaksınız.

Whatsapp profilinizde yer verebileceğiniz birbirinden etkileyici ve kısa durum sözlerini bu kısımda sıraladık. İşte kısa ve anlamlı en eğlenceli Whatsapp durum sözleri…

Acaba ne zaman hayat bana way ki ki way way olacak ?

Acıyorsa geçmiş, geçmemiş demektir.

Açtığın yaralara zaman ve dua sürdüm bekliyorum.

Ağlamak belki kirpikleri ıslatır ama kalbi temizler.

Ah be çocuk ah! Seninki, masalda ki pamuk prensese âşık olmak değil. Uyutulduğun ninnideki bostana giren danaya yüreğini vermek…

Ah! Bir sarılsam sana şimdi… Kırılıverse yalnızlığımın kemikleri.

Akıllı telefonmuş. Karşı taraf aptal olunca, telefon akıllı olsa bile işe yaramıyor.

Aklımdan çıkmıyor! Aklım çıkıyor ama o çıkmıyor.

Alem kaşar olmuş tost yapan yok.

Alıp başımı gidesim var da aklımdakileri valize sığdıramıyorum.

Allah herkesi sevdiğine değil, her koşulda yanında bulabileceğine bağışlasın. Her şey güzelken herkes herkesi seviyor zaten.

Allah için dökülen gözyaşı kalbe abdest aldırır.

Allah seni özgür yaratmış! Gidip başkasının kölesi olma.

Allah var, dert yok.

Alnımdan öp ki oraya adın yazılsın.

Ama her yaptığımda mantık ararsanız ilerleyemeyiz.

Ama söylemek lazım işte. İçinde ne varsa söylemek lazım.

Ancak yaradan dener kulunu, insan insanı denerse kalp hüküm giyer…

Ankarada deniz, bende psikoloji, sende karakter.

Anlaşılmak büyük bir ihtiyaçmış meğer..

Anlatsam roman olur sussam içime dert.

Anne, kalbin gamzesidir.

Annelerin ayaklarının altında cennet kokusu vardır.

Annenizin ısınmadığı uzak durun. Çünkü onlar hisseder, çünkü onlar hep haklı çıkar.

Aramızda çok garip bir bağ var sanki birbirimize bağlı gizli ipler var ve kopmuyor.

Arkadaş kalalım sözü şey gibi biraz; Adam öldü ama gömmeyelim, dursun..

Artık aynı yerden kırılmasak, aynı yerden vurulmasak, aynı cümleleri duymasak. Artık o boşluğa düşmesek mesela.

Artık gelecek planlarımı hayattan gizli yapıyorum.Sanki hayat, işini gücünü bırakıp planlarımı bozmak için her şeyi yapıyor.

Artık ne özür dilenmesini ne de telafi edilmesini beklemeyeceğin bir evre var, oradan sonrası hiçbir şeyin öneminin kalmadığı yer.

Artık tanıdığın gibi değilse artık tanıma.

Aslında Türkçe’m çok iyidir. Ama bazen anlamıyorum seni. ‘Git’ ne demek?

Aslında Türkiye’nin sayılı zenginlerinden biriyim ama bayağı bir saymanız lazım.

Aşk döngüsü: saygı duruşu, cicim ayı, mucuk ayı, trip ayı, boynuz ayı, alkol ayı, ayı oğlu ayı, İstiklal Marşı ve kapanış…

Aşk sevgilim seni düşlerken saç diplerimin bile terlemesi.

Aşk, yorgunken bile seni güldüren şeydir.

Aşkım ben çok mu şişmanım? Şuradan kendine 2 sandalye çek anlatıyım…

At olur meydan kalır, yiğit ölür cep telefonu kalır.

Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey senle olmak.

Ayranı yok içmeye, cep telefonu ile gider …

Azrail bile ayağıma gelecekse sen neyin tribindesin…

Bağlanmaktan korkuyorum dedi. Tasmasını çıkardım gitti.

Bana dert olup da dermanı başkasında buldun ya; sana da yazıklar olsun.

Bana önemsizmişim gibi davranıldığı her an uzaklaşıyorum. Gerçekten içinizden gelmeyen bir şey için ben de çabalayamam.

Bana trip atmayın size çok düşkün değilsem nazınız geçmez.

Başını dik tut prenses tacın düşmesin.

Bazen etrafın ne kadar kalabalık olursa olsun, kaç kişi seni severse sevsin. Kalbin sadece birini ister, birini bekler.

Bazen kırdığım insanlardan özür dilemek istiyorum sonra yaptıkları aklıma geliyor vazgeçiyorum.

Bazen vedalar sevgisizlikten değil, çaresizliktendir.

Bazı insanlar size sadık değildir. Size olan ihtiyaçlarına sadıktır. İhtiyaçları değişince, sadakatleri de değişir.

Bazı insanlar, bazı insanlara hediyedir.

Bazı insanlara verdiğim değeri geri almak istiyorum…

Bazı insanların resimlerine bakıyorum, o kadar güzeller ki; hep resimlerde kalsınlar istiyorum. Çünkü karakterler objektife girmiyor.

Bazı kızlar çok “saçımdan tut, yerde sürükle, duvara çarp, izim çıksın!” der gibi.

Bazı şeyler yoluna girsin ve güzel olsun diye uğraşmıyorum artık. Çünkü gördüm, uğraştıkça olmadı. Kimse benim kadar, benim için uğraşmadı.

Bazı şeylere katlanmak zorunda olmak hiç kolay değil.

Beklemek değil de, boşuna beklemek çok kötü.

Beklenti yok, hayal kırıklığı da yok.

Ben artık; insanları anlamaya çalışmaktan vazgeçtim. Ve dedim ki; anlamak kolaysa eğer, insanlar beni anlasın.

Ben bardak kırsam sakarım, annem kırsa nazar. Babam kırsa o bardağın orda ne işi var…

Ben bir yolunu bulurum, hep bulmuştum.

Ben evde göbek besliyorum.

Ben istemem öyle, iki günlük sevgi, yüreğin varsa bir ömür sev beni.

Ben PTT değilim çok fazla yazmayın…

Ben sadece sevmeyi biliyorum, unutmayı öğrenemedim.

Ben senin yarana bakıp nasıl acıdığını anlarım, sen benim neye kırıldığımı fark edemezsin.

Ben sevdiklerim için elimden gelenin en iyisini yaptım onlarda bana ellerinden gelen en mükemmel kazıkları attılar.

Ben şuna inanıyorum; Bir sevgi insana her şeyi yaptırabilir, bir de sevgisizlik.

Bende duran zaman sende nasıl geçiyor?

Beni boş bir kutu farz et, içimi ise sevginle donat.

Beni çıkardığında anlamın bozulmuyorsa bundan böyle ayrı yazılalım.

Beni Türk kebapçılarına emanet edin.

Beni unutarak değil, severek bağışla.

Benim adamlığım senin terazine fazla gelir!

Benim güzellik algım aşık olduğum kişidir.

Benzinin 5 TL olduğu bir ülkede istasyon görevlisine neden pompacı dendiğini şimdi daha iyi anlıyorum…

Beraber yola çıktığım kimseyi yolda bırakmadım. Yolun başında söylediğimde yürürken zoru görünce caymadım. Kimsenin gönlünde yük olarak belirsizlik içinde bırakmadım.

Bi insanın sesini özlemek ne garip, ne tuhaf ve ne kadar insanın içini sıkan bi şeymiş..

Bilgisayarımda hiç dinlemediğim şarkı gibisin, silmeye de kıyamıyorum.

Bin “günahın” olsa da bana, bir “gün ah’ım” yok sana.

Bir gülüşün var, balık olsam yine de unutmazdım.

Bir gün beni aramanı istiyorum. Öyle telefonla değil; Hakkımda şefkatimi ara, kokumu ara, sevgimi ara.

Bir gün hasta olmasına bile dayanamadığınız insanın, bir gün içinizde ölmesi için dua edersiniz…

Bir gün seni değerli hissettirip, ertesi gün istenmiyormuşsun gibi hissettiren insan, senin için doğru insan değildir. Ertelenmeyecek, bekletilmeyecek, kararsız kalınmayacak kadar değerlisin.

Bir hasret kadar uzakta olsan da bir nefes kadar yakınsın, ömrüme ömür katan yarim.

Bir insanı zorla kaliteli yapamazsın. Sen elini çektikten sonra gittiği ucuz kişiler de bunun ispatıdır.

Bir kalbi kaybetme ile kazanma arasında ince bir çizgi var. Adına “üslûp” diyoruz.

Bir kez kaybettim sonrakileri umursamadım.

Bir masal gibiydin, bir rüya gibi yalan..

Bir otobüs aşkıydı belki bizimkisi benim yolum “son durak” seninkisi “müsait bir yer’di…

Bir sana, bir de sabah uykusuna hastayım.

Bir soluk alayım kokundan, tozu silinsin içimin.

Bir süre herkesi kendi haline bırak. O zaman kimin seni bırakmak istemediğini göreceksin.

Bir şarkısın nakaratında aklına gelmeyi ne çok isterdim.

Bir şeyler iyi gitmemeye yemin etmiş gibi.

Bir şeylerden emin değilseniz oradan uzaklaşın kafanızdaki tüm soru işaretlerinin kendi kendini cevapladığını göreceksiniz..

Bir umut öldürür insanı, bir de vicdan.

Birini özlüyor olmanız, ona dönmeniz gerektiğini göstermez. Bazen özlemeniz gerekir, bir sabah uyanıp artık özlemediğinizi farkedene kadar.

Birinin hayatında nerede olduğunu bilememek çok kötü. Hayatında yer edinip edinmediği konusuna hiç girmiyorum, o durum insanı bitirir.

Biz beraber olursak kimseye yenilmeyiz. Ellerimi tutsana sımsıkı seveyim seni. Herkese inat “böylesi de varmış” dedirterek.

Biz hep tek’tik’.

Biz kimseyi yarı yolda bırakmadık onlar müsait bir yerde indiler.

Biz sevmeyi beceremiyoruz çünkü çok seveni az, az seveni çok seviyoruz. Halbu ki herkesi sevildiğimiz kadar sevsek böyle olmazdı.

Biz, bizi sırtımızdan bıçaklayan insanlarıda sevdik. Onlar bu gücü bizim sevgimizden aldılar.

Bizim şiir olduğumuz kalbe, kimse şair olamaz.

Bizimkisi bir aşk hikayesi değildi, bizimkisi aşktı gerisi hikayeydi.

Blocklasan da beni tipim değil tikim solar…

Bonibon, bonibon çantada cepte bonibon.

Boşboğazı cehenneme atmışlar,”cep telefonum nerede?”demiş.

Boşluğa uzun uzun baktıran bir yorgunluk bu. Artık ne olacaksa olsun, halledemedim çünkü.

Böylesine güzel bir gökyüzünün altında, bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyordu?

Bu dakikadan sonra sadece midemi bulandırırsın.

Bu enerji devamlıdır.

Bu saatten sonra sadece midemi bulandırırsın.

Bu yalnızlık benim ilişmeyin…

Bugün de birlikte güzel günlerimizin hayaliyle başımı yastığa koyuyorum.

Bugün şiirdi bulutlar, ıslandı kaldırımlar.

Bugün yap ya da yarın pişman ol!

Bunlar da geçecek şüphesiz. Seni unutmama kaç yüzyıl kaldı ki.

Bunu affedersem, kendime olan saygımı kaybederim vazgeçişi diye bir şey var. Size değer veren insanları o noktaya getirmeyin.

Buralar bir zamanlar hep tarlaydı.

Buzlu votka; akciğere, buzlu rakı; karaciğere, buzlu viski; kalbe zarar verir. Özet: buz sağlığa zararlıdır…

Büyük bir kabusun tam ortasında gibiyiz. Ne uyanabiliyor ne uykuya devam edebiliyoruz. Sürecin sonunda virüs değil, psikolojik sorunlar öldürecek muhtemelen hepimizi.

Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler, ağzına dolar insanın, sussan acıtır, konuşsan kanatır.

Canımdan can gitti ama ben tek kelime söylemedim, her zaman yaptığımı yaptım. Sustum.

Cep telefonlu çoban, yoksul beyden yeğdir.

Cesareti olmayan adamlara aşık olmayın. Onlar sadece gitmesini bilir, sevmesini değil.

Cool kasma güzelim, mesajını beklerim.

Çevresi kirli yüreği temiz insanlarız biz, zararımız kendimize rahat olun siz!..

Çingeneye beylik vermişler, önce cep telefonu almış.

Çok düşünüyorum ama çok söyleyemiyorum.

Çok gereksiz insanlara açtık kalbimizi..

Çok karışığım. Bir yanım olabildiğince huzursuz ve yorgun. Diğer yanım mucizelere ve düşlerin gerçek olabileceğine halen inanıyor ve heyecanını koruyor. Bu iki yan arasında ben, eziliyorum.

Çok kişiden uzaklaştım ve böylesi daha iyi.

Çok sevdim çok kaybettim.

Çünkü sen çölüme kar oldun.

Değmeyen birine dönüp bakmam adamsa notunu hayvansa otunu verir giderim.

Deli deliyi çeker!

Denildiği kadar okumayan bir toplum değiliz. Erkekler bildiğini okuyor, kadınlarda onların canına okuyor…

Denize düşen cep telefonuna sarılır.

Derdimin dermanı sensin. Bana bir duanın amini gerek.

Dilenciye cep telefonu vermişler, kartını beğenmemiş.

Dolu kafalar. boş hayaller!.

Dualarımdasın.

Durum vahim!

Durumum çok iyi çok şükür.

Dünyadaki en sert element, sevmekten vazgeçmiş bir kadının yüreğidir.

Dünyanın bütün sabahları çekip gitti senle beraber.

Dünyanın en ağır yüküdür, gönlü sende olmayanı yüreğinde taşımak.

Dünyanın en hızlı duygu geçişleri yaşayan insanlardan biriyim.

Dünyanın son uykusu kadar güzeldin.

Edebiyat yapma! Felsefe yapma! Caz yapma! Artistik yapma! Bu ülkede kültür ve sanatın bu kadar geliştiğine şükretmek lazım…

Eğer dayanıyorsam, bil ki bir gün sana sarılacağımı düşündüğüm için dayanıyorumdur.

Eğer kaderinse, bütün dünya karşı da gelse kavuşursunuz.

El elin eşeğini cep telefonuyla arar.

Elinden geleni yapmış olmanın enayilikle hiçbir ilgisi olmadığını kendime hep tekrar ediyorum. Başkası için değil, her konuda ilk önce kendine olan saygın için elinden geleni yapmış olmak erdemdir. Konu ne olursa olsun herkes kendine yakışanı yapar.

Elveda dercesine bakan gözlerine eyvallah çeker giderim…

En azından deniyoruz.

En güzel kavga sarılınca bitendir.

En iyi ilaç ellerindi.

En kötüsü de, ne kadar kırdığını fark etmemesiydi.

Enektarlar goltuğun altında galık, Beni Ara!

Epeyce yorulduk; Güzel bir yüreğe, güzel bir habere, hepimizin ihtiyacı var.

Erkeğin kalbine giden yol cep telefonundan geçer.

Eskisi gibi olamamak çok ağır. Biri sana içten gelse bile hiçbir samimiyete inanmıyorsun artık, inanmak istemediğinden değil, içinden gelmiyor.

Et ve kemikten değil sinir ve stresten oluştuğumu düşünüyorum..

Eve tok gelirim, annem niye dışarıda yedin der. Aç gelirim, evde yemek yok der. Evden kaçmam yakındır…

Ey iki adımlık yerküre, senin bütün arka bahçelerini gördüm ben.

Ey yalnızlık nikâh mı kıydın bana. Helalimmişsin gibi her gece giriyorsun koynuma.

Farklıyız işte… Sen gül’ü severdin. Ben gülüşünü sevgili…

Fazla hayal kurmaktan öleceğiz.

Ferdimi anlatacak kadar arabesk biliyorum.

Galiba ben bu aşkta iyi halden müebbet yedim.

Gece uyuyakalıp sabah upuzun mesajlarla uyanmayalı çok oldu.

Geçen yıllara ihanet etmeden, her gün bir başka sevmek seni.

Geldiğin yeri kafandan çıkarırsan, gideceğin yerde perişan olursun.

Gelecekse güzel günler bi ara beni de inandırın.

Gelmesen önemli değil, gelsen önemli olurdu.

Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki…

Gidiyor musun? Git! Soytarısı terk etti diye, kralın sarayı yıkılmaz.

Gitme vakti gelip de gitmediğiniz her yerde, iliklerinize kadar hissedersiniz değersizlik hissini.

Gitmek sadece bir eylemdir. “Unutmak” ise kocaman bir devrim…

Gök kuşağım kirlendi renklerinle yıkar mısın?

Gökyüzünde bir yıldız olsaydım ilk sana kayardım…

Gördün mü bak insan deli gibi koşmak istediği yere adım bile atamıyormuş.

Görmek istemeyen göze ışık ne yapsın.

Göz göze gelip aynı anda gülümsemek kadar mükemmel bir duygu yok, hiç konuşmadan dünyaları anlattım hepsini anladın der gibi.

Gözԁеn uzak olаn gönülԁеn ԁе uzak olur. Dеԁim ki; Gönül’е girеn, gözԁеn uzak olsа nе olur.

Gülümse biraz ilaç alacak param yok çünkü.

Gülümseyişine gülümseyen, üzülüşüne üzülen; sana senin devamınmış gibi hissettiiren insanlarla kurulan bağın kopmayacağına inanıyorum.

Gülüşüne şiirler yazarsam gülüşünün şairi olur muyum?

Gün içinde seni merak eden, o gününün nasıl geçtiğini soran, çözemediğin bir sorun olduğunda seninle birlikte akıl yürüten ve seni merak eden birinin olması büyük şans.

Günlerce konuşmaz, yazmaz, aramaz, sormaz; sonra gelir bir ‘MERHABA’ der, yine o kazanır.

Güven tamdır, ölçüsü derecesi olmaz. Hepsi birden kaybedilir, bir parçası değil.

Güzel kadınlar, güzelliklerinin bedelini büyük acılarla öder.

Güzelliğe hayran karaktere aşık olunur, karıştırmayın.

Hadi kaldır kadehini sevgili varsa şerefine yoksa gidişine…

Hadi simit satanı anladım, kestane satanı da. Peki ya dost satan, o da mı ekmek parası?

Hadi takas edelim bir şeylerimizi… Mesela gülüşünden ver ömrümden al…

Hafif acılar konuşabilir ama derin acılar dilsizdir.

Hayallerimi bırak umutlar senin olsun döneceksin sanarak yaşanmaz biliyorsun!

Hayat hiç de way ki ki way way değil.

Hayat illegal!

Hayatın her cilvesine alıştım. Yalnız senin yokluğuna alışamadım…

Hayatta 360 derece dönen, insanlar varken ben sırtımı dönmüşüm çok mu ?

Haydan gelen cep telefonu faturasına gider.

Hem içimden bir sürü şey söylemek geliyor hem de sonsuza kadar susmak istiyorum.

Her halini anlatan değersizleşir, herkese güvenen yolda kalır.

Her insan huzur verir, kimileri gelince kimileri gidince.

Her konuşmak isteyişinde, ona bakıp susmaktır aşk…

Her şey senin senin için…

Her şeyi boş verdim, boş verdiklerimin arasına hoş geldin…

Her tercih bir vazgeçiştir.

Herkes hazza koşar, çok azı onun başında beklemeyi bilir.

Herkes yaşattığını yaşayacaksa beni çok güzel günler bekliyor.

Herkesin gidecek bir yeri vardı. Ben kalktım sana geldim.

Herkez hata yapabilir, pardon herkes.

Hevesim kırıldıktan sonra gerçekleşen hiçbir şey umurumda değil.

Hiç gelir miydi aklına, aklına hiç gelmeyeceğim?

Hiç kimse senin kadar fikrime huzur değil…

Hiç sanmıyorum ama, belki bir gün bir yerde karşılaşırız.

Hissedilen her şeye cümle kurulamıyor.

İbretlik halinizle yaptığınız eleştirileri tabii ki ciddiye almıyorum.

İçimde ölen biri var…

İçime düşen şüphe benim için en sağlam kanıttır.

İçinde şüphenin zerresini barındırmayan sevilme şekli.. Asıl zenginlik budur.

İçinize dert olsun o sebepsiz yere kalbini kırdığınız insanlar.

İki dakika haber alamayınca meraktan çatlayan insanlar olsun hayatınızda, beş saat sonra yazdığında hiçbir şey yokmuş gibi davranan gevşekler değil.

İlk aşk ve son aşk arasındaki fark; insanın, ilk aşkını sonuncusu zannetmesi ve sonuncu aşkını ilk gözüyle görmesidir.

İlk görüşte aşık olmayı bilmem de, ilk görüşte gıcık olmaya inanırım.

İnanıyorum ki; Yüreğinde sevgi ve merhamet olan her insan, bir gün mutlulukta hak ettiği yere gelecektir.

İnsan asıl gençken kederlidir çünkü uzun gelir gelecek düşüne düşüne yaşlanır böyle acaba ne zaman gelecek nasıl gelecek nerede gelecek..

İnsan bazen büyük hayallerini, küçük insanlarla ziyan eder.

İnsan geçmişine dönüp bakınca kendinden özür dilemek istiyor.

İnsan ulaşamadığı her şeyin delisi, ulaştığı her şeyin ise nankörüdür.

İnsanlar değişir, en güvendiğin bile.

İnsanlar sana nasıl davranıyorsa onlara öyle davranmaya başlayıp, bir şeyler iyi olsun, yoluna girsin diye hep kendinden vermeyi bıraktığında sen kötü olacaksın seyret.

İnsanlardan korkarım ben; kalbi, vicdanı, adaleti olmayan insanlardan.

İnsanları tanıdıkça gurur duyduğum tek şey yalnızlığım oldu.

İnsanları tanımak istiyorsanız son sahnelerini iyi izleyin, insanlar son anlarında gerçek yüzlerini göstermeye bayılırlar.

İstiyorum ki herkes işine baksın, herkes önce kendi hayatında bir bok olmayı başarsın da, sonra milleti eleştirsin.

İşine gelmeyen herkes için nankör ya da bencilsin. Kimse için ekstra bir çabaya gerek yok bu yüzden..

İyi biriyim ama herkese değil.

İyi ki varsın muhteşem bir cümle. Sen olmadan da olurdu belki, ama eksik olurdu, sen olunca her şey daha güzel gibi.

İz bırakmak için değil, kendini ifade etmek için doğdum.

Kaç lisan bilirsen bil; terk edilmeyi, yüreğine tercüme edemeyeceksin.

Kaçtığım her şey kafamın içinde.

Kadın gökyüzü, adam renk körü.

Kalbime söyleyemedim gittiğini, seni halen benimle biliyor…

Kalbine acı veren değil, huzur veren birini sev. Çünkü sevmek güzel şey, ama karşılıklı olduğu sürece.

Kalbiniz ne kadar temiz olursa olsun karşındakinin düşüncelerine göre yargılanacaksınız. Bu kabulleniş fazlasıyla yorucu.

Kaleciyle karşı karşıya.

Kapı açılır, sen yeter ki kapıya vurmayı bil. Ne zaman bilmem ama yeter ki o kapıda durmayı bil.

Karantinaya aldım yarınımı. Kimse giremeyecek.

Karla karışık ‘âşk’ yağıyor bugünlerde ve bana ‘dolu dolu’ ‘sen’ düşüyorsun…

Kavuşamayınca adı aşk olurmuş ama kavuşunca da hayal kırıklığı..

Kendime sürekli şunu hatırlıyorum, herkesi kendin gibi sanma.

Kendini beğenmiş insanları severim. Hiç kimsenin beğenmediği bir şeyi beğenmek, ayrıcalıktır.

Keşke bazı insanlar için ‘imalat hatası var, geri topluyoruz’ deseler…

Keşke çocukken fazla mutlu olmayıp birazını da bu zamanlara saklasaydım. Lazım oluyor arada.

Keşke tanımasaydım’ dediğim hiç kimse olmadı benim. ‘Keşke beni tanımasına izin vermeseydim’ dediklerim oldu…

Kıramadığım kalpler beni korkak sandı.

Kırdığın kalbin sahibine iyi bak. Yolun bir gün muhakkak ona çıkacak.

Kim demiş erkek dayıya çeker diye! Bazı erkekler var aynı halası!

Kimi insan vardır, yokluğunda yeri dolmaz. Kimi insanda vardır, varlığında bir halt olmaz!

Kimse çok meşgul değildir. Öncelikleri farklıdır yeğen.

Kimse durduk yere tahammülsüz biri olmuyor.

Kimse için beklentiye girmeyin, kafanızda hayaller belirmesin; lakin gerçekleşmediğinde yaşanılan kırgınlık tedavi edilir gibi değil.

Kimseye imrenmiyorum, kimseyi kıskanmıyorum. kimsenin bi şeyinde gözüm yok. Ben benim olanı güzelleştirmek derdindeyim beni mevzuya katmayın.

Kişiye göre online ..

Koparılan bir çiçeği suya koymak kadar gereksizdi, kırılan kalbe sunulan özür.

Koyamadım hayatımı bir biçime, koyayım böyle hayatın içine.

Kurduğunuz cümlelerin sorumluluğunu taşıyabilecek kadar karakter sahibi olun yeter.

Kurt saldırmaya karar vermişse; Ne sürüyü hesaba katar, ne de çobanı..

Lafın bile gelişi var, sen hala neredesin?

Mevsimin suçu yok, yokluğun soğuk…

Mutlak değer içindeki X gibiyim.

Mütevazi olan kişileri enayi yerine koymayın, sesini çıkartmıyorsa kalitesindendir.

Na-müsait (Müsait değil)

Nankörsünüz. Düştüğünüzde size el uzatan, her anınızda bir şekilde yanınızda olan insanları hiçe sayacak kadar nankörsünüz.

Ne güzel de yoksun buralarda.

Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan, bir günahı, seni beklediğim kadar.

Ne kadar hesap yaparsanız yapın hesapta olan değil nasipte olan gelir başınıza..

Ne kadar seni yazmaya kalksam, aklımdaki seni mısralara sığdıramıyorum.

Ne kadar seviyorsun dersen; o kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin…

Ne olur artık vurma beni uzaklaş, bundan böyle benim için hüzündür aşk!

Ne var yani, benim de özel güçlerim var; mesela bazı insanları gözümde büyütebiliyorum…

Ne yaptımsa ben yaptım kendime, düşünerek öldürdüm kendimi.

Neskafe bile üçü bir arada biz hala yalnızız…

Neyim olursan ol da hayal kırıklığım olma. Orası çok kalabalık, tanıyamam seni.

Nur içinde yat kalbim ben katilini çok sevdim.

O gün gelecek ve evimizin anahtarları ikimizde de olacak.

O ilk güne götür beni. Seni tanıdığım güne bırak. Gülüşün ukde kalsın içimde. Keşkelerim güzel olsun sana dair. Bir daha hiç karşılaşmayalım. Tanıştığımıza memnun olalım ve ötesine geçmeyelim. Sen yoluna git, ben yoluma.

O okumadığı için yazmıyorum.

Okuyamadık abi durumumuz yoktu.

Oluruna bıraktım seni; olmazların bende kaldı…

Omuzuma dokunsalar yıkılacağım, öyle kıyısında yaşıyorum her şeyin.

Otopsi istiyorum hayallerime, kurduğum düşler eceliyle ölmüş olamazlar…

Oysa defalarca sormuşlardı, büyüyünce ne olacaksın diye; “mutlu” diyemedik çünkü çocuktuk; akıl edemedik…

Oysa ömrümde, öyle güzel gülene rastlamamıştım.

Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.

Önceden altını çizdiklerimin şimdi üstünü çiziyorum.

Öyle insanlar görüyorum ki biriyle çıkmadan duramıyorlar. Onların ki aşk değil düpedüz alışkanlık.

Özür diliyorsunuz ama davranışlarınız hep aynı kalıyor.

Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda, ardımda bir yürek yükü rüzgâr. Ne zaman sevmeye koyulsam, doğrulup çoğaldı ayrılıklar.

Peşimden gelme ben de kayboldum.

Piyangonun sana çıkmadığına çok şaşırdım. Halbuki bütün numaralar sendeydi.

Ruhuna dokunan insanı bul. Konuştuğunda gözleri gülen ve seni olduğu gibi seven.

Sabırdan sonra söylenen söz ağır olur, söyletmeyin.

Sabırlı insanlara dikkat edin. Onlar sabırları tükendiğinde gemileri değil, limanları yakarlar.

Sabırlı olun iyi şeyler bir gecede olmuyor. Beklediğinize değeceği zaman size ansızın gösterecektir.

Saçmalamayın, tabi ki benim güven problemim yok. İnsanların güvenilecek hiçbir yanı yok.

Sadece acil çağrılar.

Sadece hayallerim yıkıldı, duruşumda bir sıkıntı yok..

Sadece İzle.

Sadisttir insanlar, kendilerine uygun mazoşist ararlar sonra da kullanır kullanır atarlar

Sağırım senin dilinden dökülmeyen her yakarışa.

Sahra çölü kadar büyük bir kalbim var gel kuma boğul!

Sana bir gün rastlayacağım hissini seviyorum.

Sana güvenen bir insana yalan söyleme. Sana yalan söyleyen bir insana asla güvenme.

Sana iki kelimelik sonunu bilmediğim bir hikaye anlatayım mı? Evet. Seni seviyorum.

Sana muhtaç olduğum şu anda gel, yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.

Sana olan umutlarımı imkansızlaştırdığın için çok kırgınım.

Sana veda edemiyorum ama kavuşacak gibi de değiliz.

Sana yazmayı bıraktım ama seni yazmayı bırakamıyorum.

Sanırım bütün mucizeler, ben umursamayı bıraktığım anda gerçekleşecek.

Sanki yok olup gitsem kimse farketmeyecekmiş gibi.

Sen bana gel desen ben kavimler göçüyüm.

Sen de yaz yaz yaz, bir kenara yaz bütün sözlerini.

Sen gittin artık yoksun ve boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanamayacağız ki.

Sen iyiyken dünyanın en harika insanısındır, sabrın sınanıp da tersini gösterince senden kötüsü yoktur, ne hale getirdim denmez, sen busun denir. İyi biri olmanla enayi yerine koymayı aynı sanmak. Hiç şaşmaz bu.

Sen parfüm ben esrar kokarım.

Seni sevmek ibadetim ama sevemem cenabetim…

Senin ışığına herkes koşar ama karanlığından bir ben kaçmam.

Senin için mücadele etmeyen birini hayatının tam orta yerine koyma.

Senin için yaşıyorum.

Senin yargın, beni infaz etmeye yetmez.

Seninle tanıştığımdan günden beri dünyam güzelleşti..

Sensizlik istememiştim.

Serseri mayııın!

Ses tonu önemli arkadaşlar. Şimdi bi “seni özledim” var bi de “seni özledim” var. Böyle yazınca şey oldu ama siz anladınız beni.

Sessizliği dinle, söyleyecek çok şeyi var.

Sessizliğim bir çığlıktı hepiniz mi sağırdınız?

Sevdiğin kadar sevilirsin.

Sevgi korur, incitmez, sarar sarmalar, can yakmaz.

Sevgi kusurları yok etmez, onları da kabul eder.

Sevgi ve sinir birbiriyle doğru orantılı hislerdir. Karşınızdakini ne kadar çok seviyorsanız, o kadar çok sinirlenirsiniz.

Sevgi’nin önü, içi, ardı vardır. Ama aşk’ın öncesi, süresi vardır, ötesi yoktur.

Sevilmek istiyorsan önce insan ol! Ha bu arada insanlık bedava rahat ol!

Sevmek ölmektir bence , ben de sevmiştim ölmeden önce.

Sevmek, en çok da sevilmek, emeğin karşılığını alabilmek ne güzel şey.

Sırf seninle diğer tarafta karşılaşmamak için, helal ediyorum hakkımı…

Sinirlendiğimde de çok coolumdur.

Siz nasıl rol yaparsanız, bende öyle senaryo yazarım. Sıkıntı yok.

Sizdeki üç şeyi görebilen insanlara güvenin; *Gülüşünüzün arkasındaki kederi. *Öfkenizin ardındaki sevgiyi. *Sessizliğinizin ardındaki nedeni.

Size sıradan biri gibi davranan hiç kimseyi sevmeyin.

Sizi güzel sevecek insanları kırdınız, yordunuz, bitirdiniz. Şimdi güzel sevecek insan arıyorsunuz. Bekleyin bulursunuz.

Sizin iyiliğinizi sizden önce düşünen kişileri kalbinizin en güzel köşesine koyun.

Sözün bittiği yerde bekliyorum.

Sussam gönül razı değil , yazsam last seen today at.

Şansıma tükürsem rüzgar vurur geri bana gelir.

Şerefin kadar konuş desem, ömür boyu susacak insanlar tanıyorum.

Şimdi söndü ışık sustu dudağımdaki sen çalan ıslık. Dünya ahiret acımsın artık

Şirinleri mavi sanırdım görmeden önce seni.

Şuncacık ömrümün özetisin.

Tahammül gerek, özlem iyice arsızlaştı.

Tahammülü kalmamış insana hata yapmayın, silerken kendisini düşünür sizi değil.

Tahmin edilemeyecek kadar yakın, tahammül edilemeyecek kadar uzaksın.

Tam güldüğün yerde başlar şiirler.

Tanımıyorsan beni uzaktan yargılama!

Tek kişilik miydi bu şehir, sen gidince bomboş kaldı…

Tekrarı yoktur bazı şeylerin aşk gibi, hayat gibi, ömür gibi…

Tenine dokunabilmek mi? Haşa. Gözüm gözünün menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime, tutmayana aşk olsun.

Tıraştan önce kafadaki stil Murat Boz ama sonuç yine İsmail Türüt…

Tipimiz değil tikimiz mavi olsun…

Tuhaflık mükemmelin yan etkisidir.

Tutamayacağın sözleri verdiğin kalpte tutunamayacağını da hesap etmeliydin.

Ufacık şeylerle mutlu olandan ufacık şeyler esirgenir, hiçbir şeyle yetinmeyenlerin önüne dünyalar serilir. Hayat böyle biraz.

Umut kaybolsa da yolunu bulur…

Umutlar başka bahara..

Umutları dört taraftan kırılmış bir kalbi, öyle kolay cesaretlendiremezsin.

Unut demekten daha büyük bir küfür yoktur benim yüreğimin lügatında…

Unutma! Senin küle çevirdiğin kalbe, bir başkası üfleyerek can verir.

Unutma; birinin kanadını kırarsan, bir başkasına gökyüzü olamazsın.

Uzun süre tahammül gösterdiğim için onsuz yapamayacağımı düşünen herkesten bir anda soğuyorum en sevdiğim huyum bu.

Üç şeyden yoruldum: ağlamak, affetmek, hayal kurmak.

Üstümüze zaman yağdı, hüznümüz ondan.

Üzülme değmez sözünü duymaktan sıkıldım. Değmeyenlere zaten üzülmem. Üzüldüğüm şey, değmeyenlere yüreğimin değmiş olmasıdır.

Üzülme ne olur, bugünler dün olur.

Varlığımın değerini yokluğumla anlayanlar; Artık çok geç sizin için.

Ve bazı hikayelerin sonu, diğerlerinden farklı olur. Ama hiç kavuşmadan ayrılırsınız.

Ve gün gelecek; hayat şu yorgun yüzüme gülümseyerek bakacak ve diyecek ki; “Hazır ol güzel kadın, sıra sende.”

Whatsapp Durum Yazıları & En Güzel Whatsapp Durumları Duvar Yazıları

Whatsapp’ı keşfetmeni bekliyorum.

Whatsappta çevrimiçi oluşunu izlemek de sevdaya dahil mi?

Wi-fi görmüş telefon gibi her önünüze gelene bağlanmayın.

Ya ben seni çok havalı, ukala bişey sanıyodum ama sen çok sıcakkanlıymışsın cümlesine sürekli maruz kalanlar derneğinin en önemli üyesiyim.

Ya beni içeri al, ya da yüzüme kapat, kilitle kapılarını. Kapı eşiğinde duracak yaşlarımı çoktan geçtim ben.

Yalnız değilim uykum var.

Yalnızca tuvaletleri değil, birbirimizi de bulmak istediğimiz gibi bırakalım.

Yalnızlığım; hayatımın tek sırdaşı…

Yalnızlığın, yalnızlığımla kafiyeliydi. Alt alta yazsak şiir, yan yana yazsak öykü olurdu. Hiç yazmadık aşk oldu..

Yalnızlık hep güzeldir. Ama şu sensizlik yok mu, gel canımı al diyor.

Yalnızlık mı? Kralı bende.

Yanıltmasın seni melek bakışlar bazılarını şeytan bile ayakta alkışlar.

Yaprak döker bir yanımız diğer yarımızın zaten anasını ağlattılar.

Yarı yolda bırakan insanların, yolunu bulamayışlarını izlemek istiyorum.

Yaşadıklarımla büyüyorum, senelerin bir önemi yok.

Yaz bana mavi olalım.

Yazana yazarım.

yazıyor…

Yazıyorum ama sana değil…

Yazmazsan yazma yar yazmazsan yazma!

Yeni bir durum yok canım her şey aynı…

Yetersiz Bakiye..

Yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de.

Yıldızların altında

Yoruldu kadın/adam. Güçlü olmaya çalışmaktan. Her gece unutmaya çalışmaktan Her sabah hatırlamaktan, yoruldu.

Yorulmuşsun, hakkını almış yılların.

Yükünü kaldıramayacağın kalbe, elinden tutmayacağın insana talip olma.

Yüreğim konuşurken ben susmayı beceremem.

Yüreğimin en güzel mevsimi oldun içimin ısınma sebebi.

Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.

Zaman bütün hayallerimize ağzımın payını verdi.

Zaman unutturmaz, uyuşturur.

Zamanın silemediği o kadar çok şey var ki…

Zamanında insanlara o kadar tahammül ettim ve onlara anlamaya çalıştım ki şimdi biri bana biraz bile kendime değersiz hissettirince deliye dönüp hayatımdan çıkarıyorum çünkü biz bu hikayenin sonunu gördük hep böyle başlıyor.

Zaten hayal kırıklığına bağışıklık kazanmış insanlarız.

Zekânın peşinden koşmayın! Aptallığı yakalarsınız.

Zengine, “Nerden aldın?”, fakire, “Nerden buldun?”, derler.

Zorlanacaksan, şikayetçi olacaksan, keşkelere sığınacaksan, söze ama diye başlayacaksan, girme aşk yoluna; aşk yolunda “u” dönüşü yoktur!

5/5 - (2 votes)
(Visited 2 times, 1 visits today)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.