Efkarlı sözler

Efkarlı sözler

Efkarlı sözler
Duygularınıza tercüman olacak en anlamlı efkarlı sözleri sizler için dokun.org olarak bir araya getirdik. Sizde aşağıdaki mesajlardan beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarından paylaşabilirsiniz.

İnsanlar yaşamlarının her anında mutlu olmazlar. Bazen efkarlandıkları ve hüzünlendikleri zamanlar olur. Bu gibi anlarda duygularını nasıl ifade edeceklerini bilemezler. Ünlü düşünürlerin ve şairlerin, yıllar önce söyledikleri bazı efkar sözleri vardır. Sizde bu sözler hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Bu sözleri paylaşarak, kendinizin ve diğer insanların duygularına tercüman olabilirsiniz. Sizler için efkarlı sözler ile ilgili sözleri ayrıntılarıyla derledik.

Yine kalabalığın içinde yapayanlız mı kaldın? Gecesi de gündüzüde aydınlık bu dünyada karanlığa mı gömüldün? Al o zaman kahveni, çayını eline çık balkona sadece gökyüzüne bak. Derdini anlatacak kelimeleri bulamıyorsun değil mi? Her insan üzülünce ve mutsuz olunca efkarlanır. Bizler de bu içeriğimizde sizleri için en güzel, kısa, özlü ve resimli efkarlı sözleri bir araya getirdik.

Adama sorarlar, yanarken neredeydin diye.

Ağlayan birine sarılırsanız daha çok ağlar, içini daha çok döker. Sarılmak işte öyle güçlü bir şey.

Aklıma geldiğinde hala gözleri dolan bir insanım. Sen beni çoktan unutmuşsundur diyorsun.

Aldığımız soluğu dahi boğazımıza dizen adamları sevdik.

Anlayacak olmanı düşündüğüm şeyleri anlamamış olmana üzülüyorum anlıyor musun?

Aşk bir yok oluş derlerdi inanmazdım. Onu tanıdığım günden beri kayboldum. Evin yolunu dahi bulamıyorum.

Ay değil, mevsim değil, bir ömür geçti sensiz, keşke böyle sevmeseydim ağlıyorum çaresiz.

Ayakta kalmasını bilenler için, kaybetmek büyük bir mesele değildir.

Aylar önce söylenen ama hala aklıma gelince kalbimi kıran moralimi alt üst eden cümleler var.

Aynen şöyle dedi; Burası dünya, elbet yorar.

Bana bir sefer dahi gülümsemeyen adamın gülüşüne aşık oldum; bana bir sefer dahi bakmayan adamın bakışlarında kesildi soluğum.

Bana öyle geliyor ki, ben uzun zamandan beri kendim olmaktan çok, kendimi oynuyorum.

Bana seni seviyorum deme çünkü sevilmeye ihtiyacım var diye bir şey demedim sana.

Başını dik tut unutma başı eğik olanın celladı çok olur.

Bazen aldığın oksijen dahi olur dertlere besin.

Bazen gözlerden yaş akmaz kalp ağlar sadece.

Bazen ölüm olsaydı da ayrılık olmasaydı dersin.

Bazen susmak gerekiyor acı dolu hayatı anlamak için.

Bazı şeyler için verdiğimiz emeğe de, sevgiye de değmedi.

Ben beklediğim bütün limanları ateşe verdim, dönmek istersen aklında bulunsun.

Ben bu zamanda elimi tutana değil! Sözünü tutana hayranım.

Ben herkese çok güçlü biri olduğumu söyledim. Sakın onlara bir zamanlar kalbindeki o küçük boşluğa sığabilmek için ikiye bölündüğümü söyleme.

Ben huzurla devam etmek istiyorum. Yani huzur dediysem her şeyin mükemmel gittiği bir hayattan bahsetmiyorum. Suistimal edilmediğim, korkmadan sırtımı yaslayabildiğim insanlarla, kim daha çok çabaladı yarışı olmadan, anladığım, anlaşıldığım taktiksiz sade bir hayat istiyorum.

Ben içimdeki seni sevmişim anlasana.

Ben istiyorum ki kimse ile alakam kalmasın.

Ben kafesteki kuş, sen akvaryumdaki balık örneği; olanaksızdık.

Ben o öfke ile 8 köy yakardım ama sessizce evime gittim, bu büyümektir.

Ben sadece yoldum. Sen beni hep kaybettin.

Ben sana içimdeki acıyı anlatmaya çalışırken, sen başkasını dinliyordun.

Ben senin yerinde olsam beni severdim. Çünkü ben sevgiyi hak ediyorum. Senin gibi başımı alıp gitmiyorum.

Ben yağmur yüklü bir bulutum kime çarpsam ağlarım.

Ben; etimle, kemiğimle, her şeyimle, iyi değilim..

Bende çiçek açmazken başkasına bahar oldun.

Beni benden alan şarkılar yapmışlar ama seni oradan alıp buraya getireni hala yok.

Beni buradan kurtarıp saçlarımı okşar mısın? Kendimle yaşadığım bütün savaşları kaybediyorum.

Beni hırpalayan hayatın kahpeliği değil, insanların düzmeceliği.

Beni kötü biri olmak zorunda sen bıraktın, şimdi bunu yargılamak yaptığın en aşağılık şey.

Beni unutma olur mu? Gezdiğimiz o yerleri, el ele tutuştuğumuz ilk parkı. Unutulmak dokunur çünkü insana.

Benim canım cayır cayır yanarken sen beni görmüyordun dahi.

Beraber gülmeyi özlediğimiz insanlar, şimdi başkalarıyla kahkahaların dibine vuruyor.

Bilemezsin kim arkadaş kim düşman. Bazen tuttuğun eldir seni arkadan vuran.

Bir gün beni aramanı bekliyorum ama öyle telefonla değil. Sevgimi, değerimi, kıymetimi, her şeyi..

Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer benimle yeniden tanış.

Bir manzara olduğundan habersiz duruşun, uyuyuşun.

Bir umuda yürüyenler ulu orta can verdiler.

Bir zamanlar aklımdan çıkmayan sen şimdi geçmiş vakitte biri olarak anlattığım oldun.

Birazdan güneş karanlığı delecek ve gün aydınlanacak. Ben hala ayaktayım. Uyuyamıyorum. Çünkü her gözümü kapadığımda hayalin geliyor aklıma.

Birine kendini anlatmak isteyip de anlatamamak dünyanın en iğrenç hislerinden biri.

Birini aklınızdan silebilirsiniz fakat onu kalbinizden atmak bambaşka bir hikayedir.

Bitecek acılar, elbet bu günlerde geçecek.

Bitiyor benim için bu gece hayat son kez gözlerine bakıp ağlamak isterdim sevdiğim.

Biz dertlerle güçlendik, bizi kimse yıkamaz.

Biz hep vardık, fakat siz sadece ihtiyaç duyduğunuz anlarda bizi hatırladınız.

Biz iyi insanız oğlum.Hayatımız boyunca hep böyle kaybedeceğiz.

Biz ömür boyu mutluluktan men edildik.

Bizi sigara ve alkole mahkum ettiler, oysa tek suçumuz sevmekti.

Bizim gönlümüz güzel, günlerimiz kötü olsa ne olur.

Bu gece yanlınızım. Tıpkı diğer geceler gibi. Geceler beni örten bir yorgan gibi. Bugünde sabah olmasa ne güzel olur.

Bu kez anladım hüzünlerden bozma mutluluklar yaşıyorum.

Bu kötü gidişe bir son vermem gerekiyor.

Bugün biraz efkarlıyım, nedenini bilmiyorum. Öyle dalıyorum boş boş. Bir tek seni düşünüyorum.

Buna layık olmadığını bile bile seni hala seven şu kalbime düşmanım.

Bundan sonra biz seninle birbirimizi severken başkalarının oluruz..

Burası dünya kardeş, burada her şey yarım kalır.

Bütün aşklar bir mucize olarak başlar ve çoğunlukla bir karabasan olarak biter.

Bütün insanları sevebilirdim, sevmeye senden başlamasaydım.

Cehennemin dibindeyim dese yanına gidecek kadar çok sevdik bazılarını.

Ciğeri kül ettikten sonra gelip üflemeye çalışmayın,

Çevrem çok kalabalık ama hepsi merhabalık.

Çok pahalısın be mutluluk…

Dediler ki sevme, aşık olma. Ama bilemediler dünyanın en güzel şeyinin aşık olmak olduğunu. Bırak söyleme. Bunu senle biz bilelim.

Dertliyim, acılıyım gönlüm yeniden tasada, Unutmak istiyorum kendimi bu masada..

Dökmeye niyetim yok içimi zaten zor sığdırdım!

Döneceksin biliyorum, çünkü insan yıkıkta olsa büyüdüğü evi unutmaz.

Dünya hüzün yeridir gariplerin sıkıntısı bitmez.

Dünyalar kadar merhamete sahibim fakat, ömrüm boyunca affetmeyeceğim insanlar var.

Efkarın demir attığı liman yürektir.

Efkarlı olmak, birazda sitemkar, Ben hepsini topladım bir araya. Galiba yaşlanıyorum. Gene tek başımayım.

Elbet bir gün roller değişir ben unuturum sen hatırlarsın.

En çok beni sevseydin böyle olmazdı biliyorum.

En iyisi susalım. / Kalbimize çekilelim bir süre. / Bakarsın, bahar gelir yüreğimize.

En kötüsü de etrafa renk saçarken, kendi içinde siyah olmak.

En son ölüm gelir Yine de erken deriz.

En son utanacağın şey ağlamak olsun.

En zararlı madde, bence insanların yalanları, o yüzden umurumda değil sigaranın zararları.

Erkekler mi sevmez? Ben hiç yol kenarında sabahlayan bir kadın görmedim.

Eskisi gibi sevdalar lazım, mektuplaşarak seven, sevdiğinin fotoğrafını cebinde taşıyan, o kadar narin, bir o kadar zarif sevdalar…

Etrafım çok kalabalık ama hepsi merhabalık.

Fiziksel bir yorgunluk değil, ruhani bir dermansızlık benimkisi.

Gece uyuyamayan insanların gündüze sığmayan acıları vardır.

Gece yastığa kafayı koyduğunda, hayal edebilecek hiçbir şeyin olmadığını fark etmek.

Geçmişe sünger çek. Geleceğe emin bak. İnan gelecekte seni ne fırsatlar bekliyor olacak.

Geleceğe herkes umutla bakar, sen hiç tekrar yaşanması için geçmişe umutla baktın mı? Ben baktım.

Gidecek yerin kalmadığında zoruna gider hayat.

Giden kalana mutluluk dilermiş, giden gitsede kalan hep severmiş.

Gidenler sanıyor ki, kalanlar her gün ağlıyor,

Giderek her şeyden vazgeçe vazgeçe, sanki bir başkası oldum.

Gitmek istediğin yere vardın biliyorum, olsun ben hala varmışsın gibi yapıyorum.

Gitsem ayrılık kalsam yalnızlık.

Gittin mi büyük gideceksin ayrılık bile gurur duyacak seninle.

Gönlüm çok eli açık seni severken. Öyle ki senli düşler kurmayı dahi hiç savsaklamıyorum. Bugünde kalbimin hüzün demi gözlerinin gecesinden kalma sevdiğim. Bugün de canım fena halde sıkkın, çok daha acılı.Gözlerimin saati sen yokken kapanıyordu. Sen olmayınca öğrendim.

Gönlüm deniz değil ki efkarım sahile vursun.

Gönül yorgun düştüğünde, yürek dilsiz kalır.

Gözlerim bir kuyu, dilim kördüğüm, bir görünmez alem olsa gördüğüm.

Gün gelir kötü bir şiir bile dokunur insana, çünkü bazı sözcükler anılardan da kederlidir.

Gün geliyor eskiden görmek için can attığımız insanı görünce kafamızı çeviriyoruz. Hayat cidden çok garip.

Güneş batar,dertler doğar…

Güneşi seviyorum diyorsun güneş açınca gölgeye kaçıyorsun. / Yağmuru seviyorum diyorsun yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun. / Korkuyorum sevgilim çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun!

Güvenme, bugün iyi ki varsın derler, yarın defolup giderler.

Hadi yalnızlığını idam et bakalım, son arzusunu yerine getirebilecek misin?

Hala affedebilecek kadar aptalım, kendimden en çok bu yüzden nefret ediyorum.

Hangi mevsimin rüzgarıdır aşk? Ne yana dönsem yüzüme hüzün eser.

Hasretim senelere dönse de ne aşkına bedduam ne de sana kinim var, bin bir dert çektirsen de seni mahşere kadar sevmeye yeminim var.

Hayat bazen insana oyun oynar. Takma bunları. Çünkü sen doğduğunda bunlar yoktu. Ölünce de olmayacak.

Hayat bir garip. Sizce de öyle değil mi. Bugün kah gülüyorsun kah ağlıyorsun. Ya gülmek mesele ya ağlamak.

Hayat bizi yan yana getirdi fakat katiyen bir araya getirmedi.

Hayatta tanıdığın en özel insandı o. Gülüşü içimi ısıtırdı. Sıcaktı. Şimdi ise yok. Nerededir ne yapar bilmiyorum. Tek hatırası var bende yanımdaki busesi.

Hayattaki en kötü şey, seni yalnız hissettiren insanların arasında kalmak.

Hep kaybedince mi değer bilirsiniz?

Her anımda seni düşündüm tıpkı diğer anımda olduğu gibi. Seni düşünmekten ileri gidemiyorum. Galiba ben sana aşık oluyorum.

Her şeye rağmen sabırla ve içimde kötülük barındırmadan savaşıyorum. Hatalarım oluyor ama yapılan yanlışa bile yanlış gitmemek için duruyorum. Sonu istediğim gibi olmasa bile kafamı yastığa koyduğumda hesabını veremediğim hiçbir şey kalsın istemiyorum çünkü. Bu da bana yeter.

Herkes yarasını saklıyor, ben elimi sol göğsüme koyup gururla gösteriyorum. Bak burada!

Hiçbir harfi sensiz bir tümceye kurban etmedim.

Hiçbir şey yokmuş gibi davranıyorum ama bir takım şeyler baya ağırıma gidiyor.

Hüznün başkenti gibisin yüreğim, özür dilerim seni bu hale getirdiğim için!

Hüzün de adres değiştirir zamanla benden göçer sana geçer.

İkimizi bir kefene saralar, bir mezarda sır olalım sevdiğim.

İkimizin adı bir cümlede geçmediğinden beri ilgimi çekmiyor kimin ne söylediği.

İlk bakışta aşık oldun oldun adamım yoksa ikinci bakışta kimin ne mal olduğunu anlarsın.

İnsan yazdığını siliyorda… Yaşadığını silemiyor, içinden…

İnsanı en çok sevdiği kişi üzebilirmiş.

İnsanın sevdiğini son kez görmesinden daha kötü olan tek şey; onu son kez gördüğünü biliyor olmasıdır.

İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmak.

Kabullenmek kendi mezarına toprak atmak gibidir bazen.

Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde. Ne yaptıysam seni unutamadım.

Kaderiniz değil, tercihiniz mutsuz eder.

Kalbim, uzaklarda bir yerlerde. Kalbim, kayıp.

Kalbimde bir cinayet işlendi ve katil arkasına bakmadan gitti.Kirpiklerini sayacak kadar deliydi bu yürek sana. Beni unut, bunu unutma.

Karlı kayın ormanında yürüyorum geceleyin. Kederliyim, kederliyim, elini ver, nerde elin?

Kaybolup gideceğim doğru. Ama senle yaşlanmak isterken şimdi tek başıma yaşlanıyorum. Ellerim titriyor, gözlerim görmüyor.

Keder iyi bir şey olsaydı, hepsini sana bana bırakırlar mıydı?

Kederim birikti sığmaz içime.

Kelimeler, içindeki duyguların karşılığı olamıyorsa, korkma; kaybetmeye alışıyorsun demektir.

Kendimiz ile konuştuk hep, kimsesizce sessiz ve çaresizce.

Kendine yaptığın yanlışlar seni bu dünyada öldürmüş zaten. Azrail formalite icabı canını alacak.

Keşke beni senden vazgeçmek zorunda bırakmasaydın.

Keşke benim de karşımda her zorluğa rağmen, dimdik yanımda duran ve beni seven biri olsaydı.

Kırıldığımı belli etmeyecek kadar güçlüyüm, kırılmayacak kadar değil, bizdeki de kalp.

Kimse yanmasın diye kendimizi yaktık, nasılsın diye soran olmadı.

Kokun geliyor burnuma. Ne güzel kokardın. Saçların geliyor aklıma, ne güzel sırmaydı. Şimdi ellerim boş boş sen hayata gözlerini kapadığın günden beri.

Kolay değildir; uğruna her şeyinizi verdiğiniz insana yabancı gibi bakmak.

Mevzu seni unutmak olsaydı muvaffak olamaz mıydım sanıyorsun? Mevzu; seninle beraber sesini unutmakta, tenini unutmakta, ellerini unutmakta, gülüşünü unutmakta, gülen gözlerini unutmakta.. Anlayacağın, seni unuturum unutmasına da unutamıyorum işte.

Millet geç mesaj atmasından şikayetçi, biz mesaj atmayışından.. Hayat işte.

Misafirsin bu hanede ey gönül, Umduğunla değil bulduğunla gül, Hane sahibi ne derse o olur, Ne kimseye sitem eyle, ne üzül.

Mutsuzluk bulaşınca, mutluluk kapını bir daha çalmaz.

Ne istediğimi biliyorum ama seçenekler arasında istediklerim mevcut değil. Resmen olayların benim dışımda geliştiği bir hayat yaşıyorum.

Neden beni sevmedin diye sormuyorum. Çünkü senin kalbin taştan bir duvar. Ne yapsam başaramadım o taşı delmeyi. Biliyor musun artık bıraktım seni sevmeyi.

Nihayetinde,ellerim böyle boş,ortalarda kalışım ne garip! Artık bir tarağım dahi yoktu,keder basınca okumaya bir kitabım dahi yok.

Okuduğum kitaplarda bulduğum aşkı, tanıdığım ve güvendiğim insanlarda kaybettim.

Olacak gibi değildi, olmadı da zaten.

Olmuyor. Ama olmuyor dimi? Bir şeyi ne kadar istersen, o kadar olmuyor.

Oluru vardı, olabilirdi de, ama o olmasını istemedi. O, benim onu sevmemi bile istemedi.

Onca renk varken, insan neden kara kara düşünür ki.

Ölmekten korkmuyorum, çünkü çoktan öldüm ben.

Ölümden sonrası varken. Senden sonrası neden olmasın sevgili…

Ömrünü verecekmiş gibi hayatınıza girenler ömrünüzü alır giderler.

Önceden çok insana çok şey anlatıyordum. Sonra az insana çok şey anlatmayı öğrendim. Daha sonra az insana az şey. Zamanla herkesten uzaklaşıp tek bir insana her şeyimi anlattım. Hepsi o kadar boşa gitti ki şimdi ağzımı kerpetenle açsanız, “iyiyim”den fazlasını duyamazsınız.

Öpüşecek birini aramadık, bizim için ölsün de demedik, hani biraz sevse üstünü biz tamamlardık.

Özlediğiniz biri var ama yapabileceğiniz bir şey yok dimi?

Özledin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, şiirler yazdın. Peki, o ne yaptı? Deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta.

Özlüyorsun, sarılamıyorsun. Özlüyorsun, yazamıyorsun. Ve bu çok acıtıyor.

Paranla şeref kazanma, şerefinle para kazan ki; paran bittiğinde, şerefin de bitmesin.

Parlatıcıyla aydınlanmaz gelecek fön çekince düzelmez hayat ve fondötenle kapanmaz yaralar.

Payımıza sükut düştüğünden beridir, kalbimizin sesini daha bir güzel duyar olduk!

Pencere önünde üşümüş kuşlar gibi hissediyorum. Camın ardında sıcak bir yuva ve yiyecek olmasına karşın, o incecik camı aşıp geçemeyen kuşlardan söz ediyorum hani.. Vaziyetim o kadar içler acısı, anla beni..

Puslu bir akşam zamanı, Unutulmaz bir şarkı radyoda sen geçtin gözlerimin içinden. llık ılık bir rüzgar esti saçlarımdan efkar demlendi gözlerimde sızım sızım sızladı sol yanım…

Rengârenk hayallerimiz vardı ama kapkara hayatlarımız ağır bastı.

Sana hayatımı adadım sana gençliğimi düşünmeden verdim ama sen beni sadece kullandın zamanımı bitirdin.

Sanırım mutlu olmaya korkuyorum. Çünkü ne zaman mutlu olsam, bir şeyler hep ters gidiyor.

Sen ağaç baltaya ne demiş bilir misin kardeş? Ben senin beni kestiğine değil, Sapının benden olduğuna üzülüyorum!

Sen beni kırmaktan sevmeye vakit bulamadın ki.

Sen geçmiş diyarların gelecek seyrini değiştiren güzeli. Sevmeyecektin niye burada kaldın. Neden kalbime merdiven kurdun. Ya gel yada al git bu kalbi geldiğin yere.

Sen hiç; Hece hece özleyip, cümle cümle bittin mi? Ben bittim.

Sen radyoyu kapadın diye, şarkılar yarım mı kalıyor.

Sen yıldızları seviyorsun diye, ben hayatımı kararttım.

Sen; aklım ve kalbim arasında kalan, en güzel çaresizliğimsin.

Senden gidememe mi desem, sana gelememek mi bilemedim.

Seni aklıma getirecek birçok şarkı varken, yanıma getirecek hiçbir şey yok.

Seni değil, bizi geri istiyorum!

Seni ne kadar sevmiş olursam olayım, bir daha hayatımda sana yer vermeyeceğim.

Sesini duymadan güne başlayamaz, akşam edemezdik belki de ama bak şimdi aylar geçmiş üstünden tek kelime duymayalı. Nasıl da alışmak zorunda bırakıldık ama..

Sevdiğin kadar sevilmedin çünkü sevilmeye layık birini sevmedin.

Sevdiğini kaybeden insanın, gülümsemesinde bile bir hüzün vardır.

Sevmek, hesap işi değil, sevmek güvenmekti, ait olmaktı. Eskidendi.

Sevmenin bu kadar zor olduğunu bilseydim. İnan seni tanımaz ilk anda bırakırdım. Çünkü hayatı ve sevgiyi zehir edecek kadar insafsızın tekiymişsin.

Sevmesen de olur artık, güzel günler geçirdik, unutma yeter

Sigaramdaki zehir kadar olamadın sevgili. O hep içimde duruyor, sense yanımda dahi kalamadın.

Sonra gece oldu yaralarımız tekrar açıldı.

Sonra geldin güldün papatya tarlası oldu çorak topraklar.

Sonra, kimseyi üzmemek için hayatlarından çıkıyorsun. Canın yana yana onlardan kaçıyorsun. Varsın ben yanayım başkası yanmasın diyorsun. Büyüyorsun.

Söylesene bıraktığın düşü şimdi kim büyütecek?

Sustuğun anlar değil yutkunmak zorunda kaldığın anlar rahat bırakmaz.

Şurama batan diyor şair. Şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.

Tam unuttum dedim, arkamdan dilenci; Allah sevdiğine kavuştursun dedi.

Tamam sevdik acı çektik ağladık bitti. Nokta koymayı bileceksin.

Tanıdığım gibi kalsan yeterdi.

Tespih gibi oldu acılarım çektikçe başa dönüyorum.

Tişörtüne sinen kokusu, tüm maddelerin en ağırı sanki.

Tutacak bir el bulamazsak bizde elimizi cebimize sokar yürürüz. Sıkıntı yok.

Tutmadım, tutamadım. Gözümden öyle bir düştün ki ne yetişebildim ne yetişmek istedim…

Ucuz insanların üzerine kurulan hayaller size pahalıya patlar.

Ulan bir gece de bize gelsin şu “çok özledim” mesajı.

Umarım zaman sana hayatın boyunca yanında olmasına ihtiyaç duyacağın kişiyi geçmişinde nasıl yok ettiğini gösterir.

Umutsuz değil de, hiç halimiz kalmamış gibi sadece.

Umutsuz değiliz de halimiz kalmamış gibi..

Uyku da heves gibi, kaçtı mı geri gelmiyor.

Uyuyalım insan uyudu mu her şeyi unutur.

Uyuyunca geçmeyen yaralar bıraktın bana.

Uzun zamandır ne yapmam gerektiğine karar veremiyorum.

Üzülmek, ağlamak insani duygular. Ağlayın, yapamıyorsanız da ağlar gibi yapın da o katılaşmış kalp biraz yumuşasın.

Var bir canımın acısı içime atıp içimden atamadığım.

Vazgeçtim artık gözlerinden. Düşünmüyorum seni. Kilitli kapılar ardına sakladım anahtarını mı? Kimseye veremedim. Yapamadım. Çünkü hala seviyorum.

Ve yine seni ne kadar özlediğimi anlatamadım harflere ve yine seni ne kadar özlediğimi bir ben bildim sadece.

Vefasız, karanlık yolda hoşça kal diyendir!

Ya gitmesini bil ya da kalmasını. Öyle yaralı bırakma.

Yağmur olsan binlerce damla arasından bulur tutardım seni çünkü korkarım, toprak aldığını vermiyor geri.

Yakın sigaraları, sevmeyecekler.

Yalnızlığım bir çığlıktı, hepiniz mi sağırdınız?

Yanında olmayan insanlar için sıkma canını. / Bir insan gerçekten isterse, Yanında olmanın bir yolunu elbet bulur. / Ama bahaneler,Sadece uzak kalmayı tercih edenler içindir.

Yaşadığım şeyler ne kadar güzel olursa olsun aklımdaki insan yanımda olmayınca yarım bile edemeyecek kadar eksik oluyorum.

Yemin ederim ki çektiğim acının derdinde değilim yalnızca yıllar sonra bir gecenin nihayetinde onların tümüne değdi diyerek uyumak istiyorum.

Yemin ederim yapılan fedakarlıkların peşinde değilim ama hiç fedakarlık yapılmamış gibi davranılması beni çileden çıkartıyor.

Yıprandım bittim kalmadı yaşamak için dermanım, gözlerine bakıp ağladım ama beni hiç anlamadın.

Yoruldum patron! İnsanların insanlara saldırmasından, çocukların ömrünün kelebekten az olmasından, adaletin bozguna uğradığı bu dünyada yoruldum.

Yüreğiyle gelmeyen bahanesiyle gelir.

Yüzünüzü güldüren, başınızı döndüren o insan için bir müddet sonra yabancı oluyorsunuz. Acılara bir düğüm daha atıyorsunuz farkında olmadan..

5/5 - (7 votes)
(Visited 6 times, 1 visits today)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.